Kentleşme, kentsel yaşam biçimlerinin gelişimi olarak tarif edilmektedir. Başka bir deyişle, dar bir alana yerleşen büyük nüfus birikimi, yeni fiziksel ve sosyal oluşum, karmaşık ilişkiler ağı, iş dallarının farklılaşması ve kendine özgü bir kültürel sistemin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Kentleşme, kente göç eden bireyin ya da kentte ikamet eden nüfusun değişim sürecini oluşturur ve sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ile ele alınır. Kentlileşme sosyal bakımdan, kente özgü tavır ve davranış biçimlerinin benimsenmesi ile gerçekleşirken kırsal alanlarda yaşayanlar daha farklı ekonomik ve sosyo-kültürel yaşam biçimine sahiptir.
Kentsel yaşam biçimleri ikiye ayrılır: Fiziksel kentleşme, işlevsel kentleşme.
Fiziksel kentleşme; şehirlerin büyümesiyle ilgilidir.
İşlevsel kentleşme; insanların değişen davranışlarını kapsar..
Yüzyıllardır görülen fiziksel kentleşme süreci, (özellikle 19. yüzyılda Avrupa'da) gelişmekte ve gelişmiş olan ülkelerde son yıllarda büyük oranda hızlanmıştır. Sanayileşmiş ülkelerde, kırsal alanlardaki kentsel yaşam biçimleriyle birlikte fiziksel kentleşme de gelişmeye başlamıştır. Tarihsel inceleme sonucunda kentsel nüfus oranında artış görülmüş, 2008 yılında dünyada ilk defa şehir nüfusunun, kırsal alanlara göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’na göre ise 2030 yılında, 5 milyar insanın şehirde yaşayacağı tahmin edilmektedir.
Kentleşme olgusu nüfusun yer değiştirmesinin ötesinde ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal büyük çaplı dönüşümleri de gerektirir.
Türkiye'de, kentleşme hareketlerinin gelişimi 1950 öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı dönemden oluşmaktadır. Kent nüfusu 1950’ye kadar çok yavaş artış gösterirken bu tarihten sonra özellikle kırsal alanlarda çok hızlı bir gelişme sürecine girilmiştir. Bunun nedeni ise, yapısal dönüşümlerin çözülmesi ve günümüzde hala devam eden kentlere yönelik yoğun göçlerdir.
Kentleşme süreci 1980’lerden sonra çeşitli toplumsal sorunlara bağlı olarak büyük kentlere göçü gerektirmiştir. Bunun sebebi ise hedeflenen ekonomik büyümenin sağlanamaması, yüksek oranda seyreden enflasyon ve milli gelirin artmamasıdır. Bu göçler özellikle gecekondulaşma olmak üzere önemli maddi ve kültürel sorunlar doğurmuştur.
Tarihçe
Kentlerin ortaya çıkışının ilk öncülleri, Neolitik Dönem’de Torosların Güneydoğu eteklerinde bulunan “Bereketli Hilal” adı verilen bölgede görülmüştür. Diyarbakır- Çayönü, Körtik Tepe, Batman- Hallan Çemi, Urfa- Nevali Çori, Göbekli Tepe ilk Neolitik yerleşkelerdir ve insanoğlunun toprağa yerleşip üretici duruma geçtiği dönemde kurulmuştur. İkinci öncülleri ise; Orta Anadolu’da MÖ 7000’lerde Konya- Çatalhöyük ve Kuzey Irak- Jarmo yerleşkeleridir. MÖ 4000’li yılların sonlarında ise, Güney Mezopotamya’da Sümerler tarafından Ur, Uruk, Eridu Site'leri kurulmuştur. Daha sonraları Nil Havzası’nda da buna benzer kentler kurulmuştur.
Konumu | Yaklaşık Tarih | |
---|---|---|
Mezopotamya | Fırat ve Dicle Nehirleri | MÖ 3900 |
Mısır | Nil Nehri Vadisi | MÖ 3200 |
Hindistan | İndus Nehri Vadisi | MÖ 2400 |
Doğu Akdeniz | Girit | MÖ 1600 |
Çin | Sarı Nehir Vadisi | MÖ 1600 |
Meksika | Yucatan Yarımadası | MÖ 200 |
Tarımdaki “artı ürün” ile bundan doğan kentler arası ticari ilişki, kentlerin surlarla çevrilmesi, insanların kutsal değerler etrafında birleşmesi, yazı ve hukuk’un ortaya çıkması ve bununla birlikte toplumsal sınıfların oluşmaya başlaması kentleşme sürecindeki öncel faktörler olmuştur.
Ege Kıyılarında ise, tarıma elverişli arazilerin yokluğu nedeniyle maden çıkarma, çıkarılan madenlerden çeşitli aletlerin üretimi, denizcilik ve ticaretin gelişmesi kentlerin yapısını etkileyen etmenleri oluşturmuştur.
MÖ 2000'lerde kentleşme hızı artmıştır ancak MÖ 1200'lerde “Deniz Kavimleri Göçü” Ege'de Miken, Anadolu'da Hitit Uygarlığı'nın yıkılmasına neden olmuştur. Bu yıkım kentlere göçle gelen topluluklara ve dolayısıyla kentleşme olgusuna da büyük bir darbe olarak kabul edilmiştir.
MÖ 1000'li yıllarda, yeniden gelişmeye başlayan kentler önce Batı Anadolu Kıyılarında, 9. yüzyıl başlarından itibaren ise Anadolu'nun doğusu ve iç kısımlarında varlığını göstermiştir.
Orta Çağ'ın ilk dönemlerinde, üretici iş gücü olarak toprağa bağlı bulunan serfler nedeniyle, toplumsal yapı kırsal alanda örgütlenmiştir. Onuncu yüzyıla gelindiğinde ise, ticaretin canlanmasıyla birlikte eski site devletleri ortadan kalkmış, “komün yönetimleri” ortaya çıkmıştır. Tüccar ve zanaatkarlardan oluşan komün yönetimleri, kırsal kesimden net bir şekilde ayrılmış ve büyümeye başlamıştır. On beşinci yüzyılda ticari rekabetler, aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle iç düzenlerinin bozulması ve sınıf çatışmaları komünlerin özerkliklerini kaybetmelerine yol açmıştır.
16. yüzyılda sanayileşme ile büyüyen kentlerin demokratik ve toplumsal hareketliliğin odağı olmaya başlaması, bu kentlerde hızlı nüfus artışı ve çağdaş anlamda kentleşmenin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Sanayi devrimi sonrası dönem
Sanayi Devrimi ile ulaşılan yeni teknik buluşlar, makineler ve beraberinde getirdiği toplumsal değişmelerin sonucu olarak “işçi” sınıfı ortaya çıkmış, iş bölümü ve uzmanlaşma ile birlikte daha çok sayıda işçi ihtiyacı doğmuştur. Bunun sonucu olarak da, çalışmak için kente gelen insanların barınma ihtiyacını karşılayacak alanlar yetersiz kalmış, kent dışında kurulmuş olan fabrikalar çevresinde işçi mahalleleri oluşmuştur. Böylece, sanayi devrimi ile gelişen kent yaşamındaki değişimler; hem ekonomik alanda hem de sosyal, siyasi ve kültürel alanlarda meydana gelmiştir.
Başta İngiltere olmak üzere, 19. asır başlarına kadar dünya genelinde sanayi imalatının üretim biçimi ve örgütlenme yapısı büyük ölçüde benzer özellikler sergilemiştir. Ancak 19. yüzyılın başlarından itibaren Sanayi Devrimi bütün geleneksel üretim merkezlerini dar boğaza sokmuştur.
19. yüzyılda batıdaki sanayileşme hareketi, kentleşme sürecini başlatmıştır. Günümüzde, dünya üzerindeki ülkelerin çoğunda, kentlerde yaşayanların, kırlarda yaşayanlara oranla sayısı daha da artmaktadır. Kentlerin asıl gelişmesi sanayi devriminden sonra olmuştur. Sanayi devrimi, kentleşme sürecinde gelişmeyi etkileyen önemli bir aşamadır. Sanayi devrimi, kentlerin gelişmesinde, büyümesinde, büyük endüstri merkezleri halini almasında önemli bir yere sahiptir.
İngiltere’de endüstri alanındaki yeni buluşların ortaya çıkması tarım alanındaki ilerlemeler ve mülkiyetle ilgili yeni gelişmeler, köylülerin endüstri bölgelerine göç etmelerine neden olmuştur. İngiltere’de başlayan endüstrileşme hareketleri kısa zaman sonra Almanya, Fransa, İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır.
Endüstri devriminin kentte yarattığı değişim, kentin fiziki planlamasını da etkilemiş olup kentin dışında veya uzağında yeni yerleşim alanlarını oluşturmuştur.
Kentleşme Nedenleri
Bugün kentleşme süreci, özellikle endüstri alanında gelişmişlik seviyesine yakın ya da gelişmiş devletlerde gerçekleşmektedir. Aynı zaman da bu durumu, kırsal bölgelerde neredeyse hiç iş imkanının olmayışı ya da savaşlar nedeniyle ekonominin kötüleşmesi hızlandırmaktadır. Bu nedenler özellikle bu tür ülkelerde hızla büyüyen çok sayıda yeni şehrin oluşmasına sebep olur. Burada en büyük sorun, bu şehirlerin derme çatma ya da vergilendirilemeyen imar alanlarına sahip olmalarıdır. Bununla birlikte yeni oluşan bu şehirlerde şartlar birçok yönden beklenildiği gibi değildir (bknz. Gecekondulaşma/ çarpık kentleşme). Buna rağmen yine de köyden şehre göç edenler için “şehir” geldikleri yerden çok daha iyi imkanlara sahiptir. Bu kentleşme yöntemi kırsal göç ya da ’’köyden şehre göç” olarak adlandırılabilir. Bu kavram bir ülke içindeki geleneksel göç kavramını ifade etmekle birlikte, gelişen göç nedenlerine ve ülkenin kırsal bölgesinden şehre göç anlamına denk düşmektedir.
İlk olarak kente bir kişi göç eder ve sonrasında ise onu diğer kişiler takip eder. Bu tür göç olayına ise “Zincirleme Göç” denir.
Fakat her ne kadar köyden şehre göç, endüstride gelişme gösteren ülkelerde ilk akla geliyor gibi dursa da; aynı zamanda endüstri uluslarında da söz konusudur. Bu durum, yani köyden şehre göç, tarım arazilerinde çalışacak iş gücünün azalmasına neden olur. Bu durumdan özellikle kentsel yığışım içerisinde olan kadınlar etkilenmektedir. Bunun da sebebi hizmet sektörü içerisinde kendilerine çalışma alanı bulma eğilimidir. Böylelikle kırsal bölgelerde nüfus anlamında eşit dağılım gerçekleşmez.
Böyle bölgelerde yüksek maliyetler ve az kar marjı nedeniyle alt yapı çalışmaları şehirlerde olduğu gibi hızlı ilerleme kaydedemez.
Köyden şehre göçün aksine bir de şehirden köye ya da kırsala yerleşim söz konusudur. Bu tür göçte, iyi kazanan orta gelire mensup aileler banliyö ya da çevresine yerleşmek adına şehri terk eder.
Kentleşmeye etki eden faktörler
Kentleşmenin oranı ülkeden ülkeye, ülkenin az gelişmişlik veya gelişmişliğine göre farklılık göstermesine rağmen, yukarıdaki göç nedenine bağlı olarak; kentleşmeye etki eden itici, çekici ve siyasi faktör olmak üzere evrensel nedenleri de vardır. Bu çerçevede bu nedenlerin açıklanması, kentleşmenin sebeplerini ortaya çıkaracaktır.
İtici Faktörler (Ekonomik Sebepler)
İtici faktörler, kentleşme nedenleri arasında ekonomik durum ile ilişkilendirilir. Ekonomik nedenler, kentleşme ile ilgili gelişmelerde en üstte duran temel nedendir. Bu sebepler ise sanayileşme ve makineleşmeyle birlikte geçimini tarım ile sağlayan insanların kente yönelmelerine neden olur. Ayrıca özellikle az gelişmiş ülkeler de tarımsal verimlilikte yaşanan kaos ve kırsal bölgelerde kişi başına düşen gelirin az olması; ekilebilen toprakların dengesiz dağılımı, iklim koşulları ve yaşanan erozyonlar bu bölge yaşayanlarının kente yönelmelerini güçlendiren nedenlerdendir.
Ayrıca itici faktörlerin bir diğer nedeni de kentlerin sunduğu ekonomik üstünlüklerin fazla oluşudur. B. Goodall “The Economics of Urban Areas” adlı kitabında ekonomik üstünlükleri beş noktada toplamaktadır.
- Uzmanlaşma: Hem üretim maliyetinde bir azalmaya, hem de gelirlerde bir artışa yol açmaktadır.
- Dışsal biriktirimler (tasarruflar): Birbirinin tamamlayıcısı olan, birbirinin ürettiği mal ve hizmetlere gereksinme duyan üretim birimlerinin, aynı yerleşme yerini yeğ tutmaları halinde sağladıkları ekonomik yararlardır.
- Kentleşme biriktirimleri: Çeşitli ekonomik faaliyetlerin belli bir merkezde yığılma sonucunda sağladığı üstünlüklerdir.
- Ucuz ve kalifiye işgücü bulmanın kolaylığı.
- Kentte yaşayan insanlar, daha geniş çalışma olanaklarının yanı sıra -köylerde bulmaları güç olan türlü mal ve hizmetlerden yararlanabilirler.
Bütün bunlar ve özellikle kentteki iyi yaşam koşulları, kırsal bölgelerin itici nedenleriyle birleşince kente göçü kaçınılmaz kılmaktadır.
Kentler, kalkınma ile birbirini tetikleyen ve tamamlayan önemli bir olgu olagelmiştir. Nitekim sosyal kalkınmanın ekonomik kalkınmayı tetiklemesi gibi tam tersi de ekonomik kalkınmanın da sosyal kalkınmayı tetiklemesi, kentsel çerçevede mümkündür. Artık sosyal kalkınma kavramı günümüzde kentlerin oluşturduğu sosyal iklimlerin bir sonucu olarak görülmektedir. Bunların bütünü de kalkınmanın dinamiklerini barındıran kentlerin yükümlülüklerindeki rollerini dile getirmektedir. Bu yüzden insanlar göç ederken sosyal imkanları olan yanı ekonomik anlamda gelişmiş ve sosyal sermayesi yüksek şehirleri tercih etmektedirler.
Çekici Faktörler (Sosyo-Psikolojik Nedenler)
Kent, insan ilişkisi açısından fizyolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçların belirli düzeyde karşılandığı yerdir. Bir başka ifadeyle kentler daha iyi eğitim, sağlık, vb. hizmet, çalıştığı işte yükselme isteği taşıyan, daha fazla gelir, daha güzel ve iyi konut isteyen insanlar için yerleşim merkezleri olmuştur. Sağladığı bu imkanlar nedeniyle çekim merkezi haline gelmiştir.
Aynı zamanda kentlerin çekim merkezi haline gelmesine etmen olarak, özellikle kimi yazarların eserlerin de şehirlere güzel atıflarda bulunması gösterilebilir. Bunun gibi “İstanbul'un taşı toprağı altın” sözü de büyük kentin çekiciliğini gösteren ifadelerdendir.
Siyasi ve İletici Faktörler (Siyasal ve Teknolojik Nedenler)
Kentleşme sürecini etkileyen faktörlerden biri de siyasi ve iletici faktörlerdir. Ülke içerisinde alınan siyasi kararlar, yönetim yapısı, yasaların uygulanması ve ülkenin uluslararası ilişkileri kentleşmeyi etkileyip, süreci hızlandırmaktadır. İngiltere' nin 1946 yılında kabul ettiği “Yeni Kentler Yasası” kentleşme sürecinde siyasi kararların ne derece etkili olduğunun bir örneğidir. Ayrıca ülkelerin yaşadığı savaşlar ve siyasi kaos, kentleşme üzerinde etkili olan unsurlardır. Örneğin Ankara'nın başkent ilan edilmesi savaş sonrası yeni ve modern Türkiye inşasının görünür yüzünü temsil etmektedir.
İletici faktörler, iletişim- haberleşme ve ulaşım imkanları olarak kabul edilir. Köy ile kent arasındaki en önemli engel, mesafedir. Ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle birlikte mesafeler kısalmıştır. Bu durum ise köyden şehre göçü olumlu etkilemiş, kentleşme sürecini hızlandırmıştır.
Teknoloji dünyası içerisinde değerlendirilen ve hem iletişim- haberleşme hem de bilgi kaynağı olan medyanın toplumları etkileme gücü oldukça kuvvetlidir. Haberleşme araçlarındaki gelişme bireysellik kavramının öne çıkmasını etkilemiş bu da toplumun hareketliliğini arttırmıştır. İletici faktörler, diğer etmenlerin etkilerini azaltıcı ya da çoğaltıcı bir etkiye sahiptir. Ayrıca itici ve çekici faktörler arasında bir nevi aracıdır da.
Gelişmiş Ülkeler ve Gelişmekte Olan Ülkeler Arasındaki Kentleşme Farklılıkları
Gelişmiş ülkelerde meydana gelen kentleşme sürecinde, toprağa bağlı geleneksel toplumdan-yoğun iş gücüne dayalı şehir toplumuna doğru gerçekleşen bir dönüşüm söz konusu olmuştur. Kentleşme ve endüstrileşme süreçleri ya tarım reformu ile derinlemesine bir gelişim içerisinde ya da birbirleriyle eş zamanlı gerçekleşmişlerdir. Günümüz gelişmekte olan ülkelerinde meydana gelen kentleşme süreci, 1920'li yıllarda Latin Amerika’da başlamış olup, II. Dünya Savaşı sonrasında ise diğer ülkelere yayılma göstermiştir. Ancak bununla birlikte bilindiği gibi, gelişmiş ülkelerin kentleşme süreci temelinde bazı farklılıklar yatar:
- 19. yüzyılda, endüstrileşmekte olan ülkelerde şehirlerin hızlı büyümesine neden olan en önemli etken sanayileşmeye bağlı olarak gerçekleşen göç olmuştur. Her ne kadar etkisi daha az olsa da, doğal yoldan nüfus artışı ve gelişen hukuki yapı ile yönetim şeklinin son zamanlarda birbiriyle uyumlu oluşu şehir nüfusunun artışına neden olmaktadırlar
- Gelişmiş ülkelerdeki şehir nüfusu, endüstrileşmiş Avrupa ülkelerinin birçoğunda ve üstelik (Max Weber’in ifadesiyle) “Batı Şehrinin” yerel politika gelenekleri olmaksızın hızla gelişmektedir. Gelişmiş ülkelerde birbiri ile uyumlu ve birbirine bağlı olarak işleyen toplumsal yaşam biçimleri, istisnalar olsa de yakın dönemde endüstrileşmiş ülkeler ile henüz endüstrileşmekte olan ülkelerde mevcut değildir. Gelişmiş ülkelerin megakentlerinde meydana gelen yıllık nüfus artışının %40-50 oranında müsebbibi olan yoğun göçler ve buna eşlik eden doğal nüfus artışı bu kentlerde katlanan sorunlara yol açmaktadırlar. Ancak altyapı gelişme çalışmaları şehirlerin hızlı büyümesine paralel hızda gelişmemiştir. Moritanya’nın başkenti Nuakşot’un nüfusu 1958 yılından 500 kişi iken 2008 yılında 800.000 kişiye ulaşmıştır. Bu sayının, çadırda ve kenar mahallelerde yaşayan nüfusun sürekli artışı ile, % 160.000 oranında artarak iki milyona da ulaşma olasılığı bulunmaktadır. Hint bir ekonomist ve aynı zamanda 2010 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) araştırma ödeneği alan Yayati Gosh, birçok ülkede, neoliberal reformun etkisi altında gerçekleşen şehir planlamasının çöküşünü eleştirmiş ve bunu “kalabalıkların, güvensizliklerin ve eşitsizliklerinin canavar kentlerini yaratma eğilimi olarak tanımlamıştır".
Kentleşme Türleri
Farklı kentleşme türleri arasında belirli değişiklikler vardır:
Fiziksel Kentleşme
Mimari ve mekânsal-alansal, kentsel yayılma-genişlemeyi ifade eder.
Fonksiyonel- İşlevsel kentleşme
Şehir ve Kırsal alanın birbirinin içine geçmesini, birbirinin devamı gibi görünmesini ifade eder. Bununla birlikte şehrin üretimi artmış yeni iletişim bilgi ağları gelişmiştir.
Sosyal Kentleşme
Kent halkının değer yargıları ve yönergelerinin kırsalda da benimsenmesi ve aynı zamanda tüketim alışkanlıklarının da kırsalda yaşayan insanlar üzerinde genel olarak yer bulmasını ifade eder.
Demografik Kentleşme
Bir alanda, şehirde ya da ülkede yaşayan nüfusun artmakta olan oranı buna işaret eder. Kentleşme oranı demografik duruma ve sürece göre değerlendirilir. Kentlerde her şey resmi açıdan o ülkenin kendi yasal düzenine göre yönlendirilir.
Kentsel Sistemin yoğunlaşması
Şehirlerin sayısı artmaktadır, bu ödünç alınan ya da yeniden kurulan şehirler aracılığıyla gerçekleşmektedir. Yüksek Orta Çağ, Barok ve Sanayi dönemi temel aşamalara örnek olarak verilebilir.
Kentleşme Sonuçları
Şehirlere göç etme; bina sayısında artışa neden olduğu gibi sokak ve alt yapıların da çoğalmasını hızlandırır. Ayrıca bu durum mevcut şehirlerin genişlemesini etkiler ve şehrin doğal alanlarını yok eder. Dünyada ve Türkiye'de kentleşme hızlı bir gelişim göstermektedir. Bununla birlikte hızlı kentleşme beraberinde avantajlar ve dezavantajlar getirir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür.
Avantajları
Daha Fazla Yaşam Alanı Sağlaması: Kentleşme yatay değil dikey gelişmeyi ifade eder. Kentleşme sonunda kentlerde yapılan yüksek katlı binalar bunun tipik örneğidir. Bu sayede canlılara daha fazla yaşam alanı sağlanmış olmaktadır.
Enerji Etkinliğinin Yükselmesi: Kentsel gelişme çeşitli açılardan enerjide etkinliğin artmasına neden olabilir. Örneğin müstakil bir evin ısınmasında harcanılan enerji bir apartmanı ısıtmak için harcanılan enerjiden çok daha fazladır. Burada önemli olan diğer bir nokta apartman dairelerinin en uygun bir büyüklüğe sahip olmasıdır. Günümüzde yapılan apartman içindeki iki katlı daireler bu tasarrufu sağlamayabilir. Başka bir örnek toplu taşımacılıktır. Toplu taşıma sonucu tüketilen benzin miktarında bir tasarruf sağlanabilir. Özellikle kentleşme ile birlikte ortaya çıkan trafik sorununun da çözümü bireyleri toplu taşımaya yöneltmektir.
Etkili Katı Atık Yönetim Sistemleri: Kentlerde oluşturulan geri dönüşüm merkezleri, çöpleri belirli bir alana yaymaktansa geri kazanma yollarını araştırarak ulusal kaynakların israfını önleyebilmektedir.
Daha İyi Sosyal Olanaklar: Eğitim seviyesinin yükselmesi kentleşmenin önde gelen faydaları arasındadır. Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür. Bu ise nüfus artışının neden olduğu çevresel bozulmaları azaltan bir etmendir. Bireylere kentlerde sunulan aile planlaması eğitimleri, kırsal alanlardan daha fazladır. Kentleşme bireylere iş bulmada da daha iyi olanaklar sağlayabilir (özellikle Türkiye'de İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerimizin yoğun göç almasının nedeni kırsal kesimde yaşayan ve yeterli olanaklara sahip olamayan halkın kentlerde iş bulma ümididir). Kentleşme yukarıda anılanlar yanında bireylere daha iyi sağlık hizmeti ve daha iyi bir sosyal yaşam da sağlayabilir.
Dezavantajları
- İklim Üzerindeki Etkiler: Kentleşme sonucu ortaya çıkan yapılanma aşırı ısınmaya neden olmaktadır. Örneğin; yollar, binalar, kaldırımlar gün boyu depoladıkları enerjisi geceleyin serbest bırakarak iklimin aşırı ısınmasına neden olmaktadır.
- Hava kirliliği: Hava kirliliği kentlerin temel sorunlarından birisidir.
- Su Kaynakları Üzerindeki Etkiler: Kentleşme sonucunda ortaya çıkan en önemli problemlerden biri de su kaynaklarının kirlenmesi ve azalmasıdır. Özellikle büyük kentlerde yaşanan aşırı su tüketimi su kaynaklarını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Kentlerde yaşanan çarpık yapılanma suyun hidrolojik döngüsünü de bozmaktadır. Suyun kirlenmesine neden olan en büyük etken ise lağım sularıdır.
- Topraklar ve Kır Arazileri: Günümüzde, dünyadaki toplam arazinin yaklaşık %1’ini kentler kaplamaktadır. Kentsel genişlemenin bugünkü hızıyla devam etmesi dünya üzerindeki yaşanabilir yerlerin azalmasına neden olacaktır.
- Maliyetlerin Artışı: Kentlerin ölçüsüz ve aşırı bir şekilde büyümesinin bir diğer olumsuz etkisi de artan maliyetler nedeniyle ekonomik ve mali açıdan ek yük getirmesidir. Şöyle ki; belirli bir büyüklüğü aşan mahalli idarelerdeki iletişim güçlükleri, yoğun bürokrasi ve politik baskılar sonucu artan personel sayısı verimliliği düşürürken, maliyetlerin giderek artmasına neden olmaktadır.
- Kentleşmenin neden olduğu bu sorunların çözümünde çok sayıda yöntem önerilmektedir. Bunların bir kısmı kentlerdeki yoğun nüfusun azaltılması ve genişlemenin önlenmesi hareketi (Kentlerin Amenajmanı) olarak isimlendirilirken, bir kısım çalışmalar ise yeni kentler kurulmasını önermektedir.
- Çarpık Yapılaşma: Kentlerin hızlı büyümesi, kentte yapılara olan talebin artması ve buna paralel olarak da rantın yükselmesi beraberinde imara aykırı, kaçak yapılaşmayı beraberinde getirmektedir. Özellikle kent yönetimlerinin yetersiz kalması durumunda bu gelişme kent yaşamını ciddi tehdit eder boyutlara çıkmaktadır. Çarpık yapılaşma çeşitli şekillerde gerçekleşmektedir.
- 1950’lerde nüfusun yüzde 70’i kırsal bölgelerde yaşarken, 2008 yılından beri dünya nüfusunun yarısı şehirlerde yaşamaktadır. Birleşmiş milletlerin tahminlerine göre, kent nüfusunun oranı 2030’da yüzde 60 artacak ve 2050 yıllarında bu oran kesin yüzde 70’leri bulacaktır.
- Türkiye'de ise kentleşme hareketlerinin gelişimi incelendiğinde, 1950 öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı dönemden söz etmek mümkündür. Nitekim, 1950’ye kadar çok yavaş artış kaydeden (kendi iç dinamikleriyle) ülke kent nüfusu, bu tarihten sonra özellikle kırsal alanlardaki yapısal dönüşümlerden kaynaklanan çözülmenin, kentlere yönelik yoğun göçlere neden olması sonucunda, çok hızlı bir artış sürecine girmiştir. 1950’den sonra artan ve kırdan kente yönelik göçlerin şekillendirdiği bu hızlı kentleşme, günümüzde de devam etmektedir. Başlangıçta daha çok sanayi faaliyetlerinin geliştiği İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi geleneksel merkezlere yönelik olan göçler, bugün farklı nedenlerle daha geniş bir alana yayılmış görünmektedir.
- Nüfus artışı oranıyla bağlantılı olarak, gelişmiş ülkelerdeki kentleşme; ekolojik, ekonomik ve sosyal durumlarıyla değerlendirilemez. Mega şehirlerin oluşumunda görülen sorunların yanı sıra, son yıllarda artan tartışmalar, bu gelişmiş ülkelerdeki kalkınmayı sağlayan nedenleri araştırmaya yöneltmiştir.
- Kentleşmenin bir diğer sonucu da doğum oranlarının düşüşüdür. Özellikle gelişmiş ülkelerde kırsal bölgelere nazaran doğum oranları daha düşüktür, endüstrileşmiş ülkelerde ise hemen hemen hiçbir fark yoktur. Türkiye' de bu oran son yıllarda azalma göstermiştir.
- Yapılan araştırmalara göre buna sebep olan etmenlerin başında, Türkiye'nin nüfusunun giderek yaşlanması gösterilmektedir.
Ayrıca bakınız
Kaynakça
wikipedia, wiki, viki, vikipedia, oku, kitap, kütüphane, kütübhane, ara, ara bul, bul, herşey, ne arasanız burada,hikayeler, makale, kitaplar, öğren, wiki, bilgi, tarih, yukle, izle, telefon için, turk, türk, türkçe, turkce, nasıl yapılır, ne demek, nasıl, yapmak, yapılır, indir, ücretsiz, ücretsiz indir, bedava, bedava indir, mp3, video, mp4, 3gp, jpg, jpeg, gif, png, resim, müzik, şarkı, film, film, oyun, oyunlar, mobil, cep telefonu, telefon, android, ios, apple, samsung, iphone, xiomi, xiaomi, redmi, honor, oppo, nokia, sonya, mi, pc, web, computer, bilgisayar
Kentlesme kentsel yasam bicimlerinin gelisimi olarak tarif edilmektedir Baska bir deyisle dar bir alana yerlesen buyuk nufus birikimi yeni fiziksel ve sosyal olusum karmasik iliskiler agi is dallarinin farklilasmasi ve kendine ozgu bir kulturel sistemin ortaya cikmasi olarak tanimlanmaktadir Kentlesme kente goc eden bireyin ya da kentte ikamet eden nufusun degisim surecini olusturur ve sosyal kulturel ekonomik ozellikleri ile ele alinir Kentlilesme sosyal bakimdan kente ozgu tavir ve davranis bicimlerinin benimsenmesi ile gerceklesirken kirsal alanlarda yasayanlar daha farkli ekonomik ve sosyo kulturel yasam bicimine sahiptir Cin in guneydogusunda yer alan Shenzhen sehri Kentsel yasam bicimleri ikiye ayrilir Fiziksel kentlesme islevsel kentlesme Fiziksel kentlesme sehirlerin buyumesiyle ilgilidir Islevsel kentlesme insanlarin degisen davranislarini kapsar Yuzyillardir gorulen fiziksel kentlesme sureci ozellikle 19 yuzyilda Avrupa da gelismekte ve gelismis olan ulkelerde son yillarda buyuk oranda hizlanmistir Sanayilesmis ulkelerde kirsal alanlardaki kentsel yasam bicimleriyle birlikte fiziksel kentlesme de gelismeye baslamistir Tarihsel inceleme sonucunda kentsel nufus oraninda artis gorulmus 2008 yilinda dunyada ilk defa sehir nufusunun kirsal alanlara gore daha fazla oldugu tespit edilmistir Birlesmis Milletler Nufus Fonu na gore ise 2030 yilinda 5 milyar insanin sehirde yasayacagi tahmin edilmektedir Kentlesme olgusu nufusun yer degistirmesinin otesinde ekonomik toplumsal kulturel ve siyasal buyuk capli donusumleri de gerektirir Turkiye de kentlesme hareketlerinin gelisimi 1950 oncesi ve sonrasi olmak uzere iki farkli donemden olusmaktadir Kent nufusu 1950 ye kadar cok yavas artis gosterirken bu tarihten sonra ozellikle kirsal alanlarda cok hizli bir gelisme surecine girilmistir Bunun nedeni ise yapisal donusumlerin cozulmesi ve gunumuzde hala devam eden kentlere yonelik yogun goclerdir Kentlesme sureci 1980 lerden sonra cesitli toplumsal sorunlara bagli olarak buyuk kentlere gocu gerektirmistir Bunun sebebi ise hedeflenen ekonomik buyumenin saglanamamasi yuksek oranda seyreden enflasyon ve milli gelirin artmamasidir Bu gocler ozellikle gecekondulasma olmak uzere onemli maddi ve kulturel sorunlar dogurmustur TarihceKentlerin ortaya cikisinin ilk onculleri Neolitik Donem de Toroslarin Guneydogu eteklerinde bulunan Bereketli Hilal adi verilen bolgede gorulmustur Diyarbakir Cayonu Kortik Tepe Batman Hallan Cemi Urfa Nevali Cori Gobekli Tepe ilk Neolitik yerleskelerdir ve insanoglunun topraga yerlesip uretici duruma gectigi donemde kurulmustur Ikinci onculleri ise Orta Anadolu da MO 7000 lerde Konya Catalhoyuk ve Kuzey Irak Jarmo yerleskeleridir MO 4000 li yillarin sonlarinda ise Guney Mezopotamya da Sumerler tarafindan Ur Uruk Eridu Site leri kurulmustur Daha sonralari Nil Havzasi nda da buna benzer kentler kurulmustur Ilk Kentler Bolgesi Konumu Yaklasik TarihMezopotamya Firat ve Dicle Nehirleri MO 3900Misir Nil Nehri Vadisi MO 3200Hindistan Indus Nehri Vadisi MO 2400Dogu Akdeniz Girit MO 1600Cin Sari Nehir Vadisi MO 1600Meksika Yucatan Yarimadasi MO 200 Tarimdaki arti urun ile bundan dogan kentler arasi ticari iliski kentlerin surlarla cevrilmesi insanlarin kutsal degerler etrafinda birlesmesi yazi ve hukuk un ortaya cikmasi ve bununla birlikte toplumsal siniflarin olusmaya baslamasi kentlesme surecindeki oncel faktorler olmustur Ege Kiyilarinda ise tarima elverisli arazilerin yoklugu nedeniyle maden cikarma cikarilan madenlerden cesitli aletlerin uretimi denizcilik ve ticaretin gelismesi kentlerin yapisini etkileyen etmenleri olusturmustur MO 2000 lerde kentlesme hizi artmistir ancak MO 1200 lerde Deniz Kavimleri Gocu Ege de Miken Anadolu da Hitit Uygarligi nin yikilmasina neden olmustur Bu yikim kentlere gocle gelen topluluklara ve dolayisiyla kentlesme olgusuna da buyuk bir darbe olarak kabul edilmistir MO 1000 li yillarda yeniden gelismeye baslayan kentler once Bati Anadolu Kiyilarinda 9 yuzyil baslarindan itibaren ise Anadolu nun dogusu ve ic kisimlarinda varligini gostermistir Orta Cag in ilk donemlerinde uretici is gucu olarak topraga bagli bulunan serfler nedeniyle toplumsal yapi kirsal alanda orgutlenmistir Onuncu yuzyila gelindiginde ise ticaretin canlanmasiyla birlikte eski site devletleri ortadan kalkmis komun yonetimleri ortaya cikmistir Tuccar ve zanaatkarlardan olusan komun yonetimleri kirsal kesimden net bir sekilde ayrilmis ve buyumeye baslamistir On besinci yuzyilda ticari rekabetler aralarindaki anlasmazliklar nedeniyle ic duzenlerinin bozulmasi ve sinif catismalari komunlerin ozerkliklerini kaybetmelerine yol acmistir 16 yuzyilda sanayilesme ile buyuyen kentlerin demokratik ve toplumsal hareketliligin odagi olmaya baslamasi bu kentlerde hizli nufus artisi ve cagdas anlamda kentlesmenin ortaya cikmasina neden olmustur Sanayi devrimi sonrasi donem Sanayi Devrimi ile ulasilan yeni teknik buluslar makineler ve beraberinde getirdigi toplumsal degismelerin sonucu olarak isci sinifi ortaya cikmis is bolumu ve uzmanlasma ile birlikte daha cok sayida isci ihtiyaci dogmustur Bunun sonucu olarak da calismak icin kente gelen insanlarin barinma ihtiyacini karsilayacak alanlar yetersiz kalmis kent disinda kurulmus olan fabrikalar cevresinde isci mahalleleri olusmustur Boylece sanayi devrimi ile gelisen kent yasamindaki degisimler hem ekonomik alanda hem de sosyal siyasi ve kulturel alanlarda meydana gelmistir Basta Ingiltere olmak uzere 19 asir baslarina kadar dunya genelinde sanayi imalatinin uretim bicimi ve orgutlenme yapisi buyuk olcude benzer ozellikler sergilemistir Ancak 19 yuzyilin baslarindan itibaren Sanayi Devrimi butun geleneksel uretim merkezlerini dar bogaza sokmustur 19 yuzyilda batidaki sanayilesme hareketi kentlesme surecini baslatmistir Gunumuzde dunya uzerindeki ulkelerin cogunda kentlerde yasayanlarin kirlarda yasayanlara oranla sayisi daha da artmaktadir Kentlerin asil gelismesi sanayi devriminden sonra olmustur Sanayi devrimi kentlesme surecinde gelismeyi etkileyen onemli bir asamadir Sanayi devrimi kentlerin gelismesinde buyumesinde buyuk endustri merkezleri halini almasinda onemli bir yere sahiptir Ingiltere de endustri alanindaki yeni buluslarin ortaya cikmasi tarim alanindaki ilerlemeler ve mulkiyetle ilgili yeni gelismeler koylulerin endustri bolgelerine goc etmelerine neden olmustur Ingiltere de baslayan endustrilesme hareketleri kisa zaman sonra Almanya Fransa Isvicre ve Belcika gibi diger Avrupa ulkelerine de yayilmistir Endustri devriminin kentte yarattigi degisim kentin fiziki planlamasini da etkilemis olup kentin disinda veya uzaginda yeni yerlesim alanlarini olusturmustur Kentlesme NedenleriBugun kentlesme sureci ozellikle endustri alaninda gelismislik seviyesine yakin ya da gelismis devletlerde gerceklesmektedir Ayni zaman da bu durumu kirsal bolgelerde neredeyse hic is imkaninin olmayisi ya da savaslar nedeniyle ekonominin kotulesmesi hizlandirmaktadir Bu nedenler ozellikle bu tur ulkelerde hizla buyuyen cok sayida yeni sehrin olusmasina sebep olur Burada en buyuk sorun bu sehirlerin derme catma ya da vergilendirilemeyen imar alanlarina sahip olmalaridir Bununla birlikte yeni olusan bu sehirlerde sartlar bircok yonden beklenildigi gibi degildir bknz Gecekondulasma carpik kentlesme Buna ragmen yine de koyden sehre goc edenler icin sehir geldikleri yerden cok daha iyi imkanlara sahiptir Bu kentlesme yontemi kirsal goc ya da koyden sehre goc olarak adlandirilabilir Bu kavram bir ulke icindeki geleneksel goc kavramini ifade etmekle birlikte gelisen goc nedenlerine ve ulkenin kirsal bolgesinden sehre goc anlamina denk dusmektedir Ilk olarak kente bir kisi goc eder ve sonrasinda ise onu diger kisiler takip eder Bu tur goc olayina ise Zincirleme Goc denir Fakat her ne kadar koyden sehre goc endustride gelisme gosteren ulkelerde ilk akla geliyor gibi dursa da ayni zamanda endustri uluslarinda da soz konusudur Bu durum yani koyden sehre goc tarim arazilerinde calisacak is gucunun azalmasina neden olur Bu durumdan ozellikle kentsel yigisim icerisinde olan kadinlar etkilenmektedir Bunun da sebebi hizmet sektoru icerisinde kendilerine calisma alani bulma egilimidir Boylelikle kirsal bolgelerde nufus anlaminda esit dagilim gerceklesmez Boyle bolgelerde yuksek maliyetler ve az kar marji nedeniyle alt yapi calismalari sehirlerde oldugu gibi hizli ilerleme kaydedemez Koyden sehre gocun aksine bir de sehirden koye ya da kirsala yerlesim soz konusudur Bu tur gocte iyi kazanan orta gelire mensup aileler banliyo ya da cevresine yerlesmek adina sehri terk eder Kentlesmeye etki eden faktorler Kentlesmenin orani ulkeden ulkeye ulkenin az gelismislik veya gelismisligine gore farklilik gostermesine ragmen yukaridaki goc nedenine bagli olarak kentlesmeye etki eden itici cekici ve siyasi faktor olmak uzere evrensel nedenleri de vardir Bu cercevede bu nedenlerin aciklanmasi kentlesmenin sebeplerini ortaya cikaracaktir Itici Faktorler Ekonomik Sebepler Itici faktorler kentlesme nedenleri arasinda ekonomik durum ile iliskilendirilir Ekonomik nedenler kentlesme ile ilgili gelismelerde en ustte duran temel nedendir Bu sebepler ise sanayilesme ve makinelesmeyle birlikte gecimini tarim ile saglayan insanlarin kente yonelmelerine neden olur Ayrica ozellikle az gelismis ulkeler de tarimsal verimlilikte yasanan kaos ve kirsal bolgelerde kisi basina dusen gelirin az olmasi ekilebilen topraklarin dengesiz dagilimi iklim kosullari ve yasanan erozyonlar bu bolge yasayanlarinin kente yonelmelerini guclendiren nedenlerdendir Ayrica itici faktorlerin bir diger nedeni de kentlerin sundugu ekonomik ustunluklerin fazla olusudur B Goodall The Economics of Urban Areas adli kitabinda ekonomik ustunlukleri bes noktada toplamaktadir Uzmanlasma Hem uretim maliyetinde bir azalmaya hem de gelirlerde bir artisa yol acmaktadir Dissal biriktirimler tasarruflar Birbirinin tamamlayicisi olan birbirinin urettigi mal ve hizmetlere gereksinme duyan uretim birimlerinin ayni yerlesme yerini yeg tutmalari halinde sagladiklari ekonomik yararlardir Kentlesme biriktirimleri Cesitli ekonomik faaliyetlerin belli bir merkezde yigilma sonucunda sagladigi ustunluklerdir Ucuz ve kalifiye isgucu bulmanin kolayligi Kentte yasayan insanlar daha genis calisma olanaklarinin yani sira koylerde bulmalari guc olan turlu mal ve hizmetlerden yararlanabilirler Butun bunlar ve ozellikle kentteki iyi yasam kosullari kirsal bolgelerin itici nedenleriyle birlesince kente gocu kacinilmaz kilmaktadir Kentler kalkinma ile birbirini tetikleyen ve tamamlayan onemli bir olgu olagelmistir Nitekim sosyal kalkinmanin ekonomik kalkinmayi tetiklemesi gibi tam tersi de ekonomik kalkinmanin da sosyal kalkinmayi tetiklemesi kentsel cercevede mumkundur Artik sosyal kalkinma kavrami gunumuzde kentlerin olusturdugu sosyal iklimlerin bir sonucu olarak gorulmektedir Bunlarin butunu de kalkinmanin dinamiklerini barindiran kentlerin yukumluluklerindeki rollerini dile getirmektedir Bu yuzden insanlar goc ederken sosyal imkanlari olan yani ekonomik anlamda gelismis ve sosyal sermayesi yuksek sehirleri tercih etmektedirler Cekici Faktorler Sosyo Psikolojik Nedenler Kent insan iliskisi acisindan fizyolojik ekonomik sosyal ve kulturel ihtiyaclarin belirli duzeyde karsilandigi yerdir Bir baska ifadeyle kentler daha iyi egitim saglik vb hizmet calistigi iste yukselme istegi tasiyan daha fazla gelir daha guzel ve iyi konut isteyen insanlar icin yerlesim merkezleri olmustur Sagladigi bu imkanlar nedeniyle cekim merkezi haline gelmistir Ayni zamanda kentlerin cekim merkezi haline gelmesine etmen olarak ozellikle kimi yazarlarin eserlerin de sehirlere guzel atiflarda bulunmasi gosterilebilir Bunun gibi Istanbul un tasi topragi altin sozu de buyuk kentin cekiciligini gosteren ifadelerdendir Siyasi ve Iletici Faktorler Siyasal ve Teknolojik Nedenler Kentlesme surecini etkileyen faktorlerden biri de siyasi ve iletici faktorlerdir Ulke icerisinde alinan siyasi kararlar yonetim yapisi yasalarin uygulanmasi ve ulkenin uluslararasi iliskileri kentlesmeyi etkileyip sureci hizlandirmaktadir Ingiltere nin 1946 yilinda kabul ettigi Yeni Kentler Yasasi kentlesme surecinde siyasi kararlarin ne derece etkili oldugunun bir ornegidir Ayrica ulkelerin yasadigi savaslar ve siyasi kaos kentlesme uzerinde etkili olan unsurlardir Ornegin Ankara nin baskent ilan edilmesi savas sonrasi yeni ve modern Turkiye insasinin gorunur yuzunu temsil etmektedir Iletici faktorler iletisim haberlesme ve ulasim imkanlari olarak kabul edilir Koy ile kent arasindaki en onemli engel mesafedir Ulasim olanaklarinin iyilestirilmesiyle birlikte mesafeler kisalmistir Bu durum ise koyden sehre gocu olumlu etkilemis kentlesme surecini hizlandirmistir Teknoloji dunyasi icerisinde degerlendirilen ve hem iletisim haberlesme hem de bilgi kaynagi olan medyanin toplumlari etkileme gucu oldukca kuvvetlidir Haberlesme araclarindaki gelisme bireysellik kavraminin one cikmasini etkilemis bu da toplumun hareketliligini arttirmistir Iletici faktorler diger etmenlerin etkilerini azaltici ya da cogaltici bir etkiye sahiptir Ayrica itici ve cekici faktorler arasinda bir nevi aracidir da Gelismis Ulkeler ve Gelismekte Olan Ulkeler Arasindaki Kentlesme FarkliliklariGelismis ulkelerde meydana gelen kentlesme surecinde topraga bagli geleneksel toplumdan yogun is gucune dayali sehir toplumuna dogru gerceklesen bir donusum soz konusu olmustur Kentlesme ve endustrilesme surecleri ya tarim reformu ile derinlemesine bir gelisim icerisinde ya da birbirleriyle es zamanli gerceklesmislerdir Gunumuz gelismekte olan ulkelerinde meydana gelen kentlesme sureci 1920 li yillarda Latin Amerika da baslamis olup II Dunya Savasi sonrasinda ise diger ulkelere yayilma gostermistir Ancak bununla birlikte bilindigi gibi gelismis ulkelerin kentlesme sureci temelinde bazi farkliliklar yatar 19 yuzyilda endustrilesmekte olan ulkelerde sehirlerin hizli buyumesine neden olan en onemli etken sanayilesmeye bagli olarak gerceklesen goc olmustur Her ne kadar etkisi daha az olsa da dogal yoldan nufus artisi ve gelisen hukuki yapi ile yonetim seklinin son zamanlarda birbiriyle uyumlu olusu sehir nufusunun artisina neden olmaktadirlar Gelismis ulkelerdeki sehir nufusu endustrilesmis Avrupa ulkelerinin bircogunda ve ustelik Max Weber in ifadesiyle Bati Sehrinin yerel politika gelenekleri olmaksizin hizla gelismektedir Gelismis ulkelerde birbiri ile uyumlu ve birbirine bagli olarak isleyen toplumsal yasam bicimleri istisnalar olsa de yakin donemde endustrilesmis ulkeler ile henuz endustrilesmekte olan ulkelerde mevcut degildir Gelismis ulkelerin megakentlerinde meydana gelen yillik nufus artisinin 40 50 oraninda musebbibi olan yogun gocler ve buna eslik eden dogal nufus artisi bu kentlerde katlanan sorunlara yol acmaktadirlar Ancak altyapi gelisme calismalari sehirlerin hizli buyumesine paralel hizda gelismemistir Moritanya nin baskenti Nuaksot un nufusu 1958 yilindan 500 kisi iken 2008 yilinda 800 000 kisiye ulasmistir Bu sayinin cadirda ve kenar mahallelerde yasayan nufusun surekli artisi ile 160 000 oraninda artarak iki milyona da ulasma olasiligi bulunmaktadir Hint bir ekonomist ve ayni zamanda 2010 yilinda Uluslararasi Calisma Orgutu ILO arastirma odenegi alan Yayati Gosh bircok ulkede neoliberal reformun etkisi altinda gerceklesen sehir planlamasinin cokusunu elestirmis ve bunu kalabaliklarin guvensizliklerin ve esitsizliklerinin canavar kentlerini yaratma egilimi olarak tanimlamistir Kentlesme TurleriFarkli kentlesme turleri arasinda belirli degisiklikler vardir Fiziksel Kentlesme Mimari ve mekansal alansal kentsel yayilma genislemeyi ifade eder Fonksiyonel Islevsel kentlesme Sehir ve Kirsal alanin birbirinin icine gecmesini birbirinin devami gibi gorunmesini ifade eder Bununla birlikte sehrin uretimi artmis yeni iletisim bilgi aglari gelismistir Sosyal Kentlesme Kent halkinin deger yargilari ve yonergelerinin kirsalda da benimsenmesi ve ayni zamanda tuketim aliskanliklarinin da kirsalda yasayan insanlar uzerinde genel olarak yer bulmasini ifade eder Demografik Kentlesme Bir alanda sehirde ya da ulkede yasayan nufusun artmakta olan orani buna isaret eder Kentlesme orani demografik duruma ve surece gore degerlendirilir Kentlerde her sey resmi acidan o ulkenin kendi yasal duzenine gore yonlendirilir Kentsel Sistemin yogunlasmasiSehirlerin sayisi artmaktadir bu odunc alinan ya da yeniden kurulan sehirler araciligiyla gerceklesmektedir Yuksek Orta Cag Barok ve Sanayi donemi temel asamalara ornek olarak verilebilir Kentlesme SonuclariSehirlere goc etme bina sayisinda artisa neden oldugu gibi sokak ve alt yapilarin da cogalmasini hizlandirir Ayrica bu durum mevcut sehirlerin genislemesini etkiler ve sehrin dogal alanlarini yok eder Dunyada ve Turkiye de kentlesme hizli bir gelisim gostermektedir Bununla birlikte hizli kentlesme beraberinde avantajlar ve dezavantajlar getirir Bunlari su sekilde siralamak mumkundur Avantajlari Daha Fazla Yasam Alani Saglamasi Kentlesme yatay degil dikey gelismeyi ifade eder Kentlesme sonunda kentlerde yapilan yuksek katli binalar bunun tipik ornegidir Bu sayede canlilara daha fazla yasam alani saglanmis olmaktadir Enerji Etkinliginin Yukselmesi Kentsel gelisme cesitli acilardan enerjide etkinligin artmasina neden olabilir Ornegin mustakil bir evin isinmasinda harcanilan enerji bir apartmani isitmak icin harcanilan enerjiden cok daha fazladir Burada onemli olan diger bir nokta apartman dairelerinin en uygun bir buyukluge sahip olmasidir Gunumuzde yapilan apartman icindeki iki katli daireler bu tasarrufu saglamayabilir Baska bir ornek toplu tasimaciliktir Toplu tasima sonucu tuketilen benzin miktarinda bir tasarruf saglanabilir Ozellikle kentlesme ile birlikte ortaya cikan trafik sorununun da cozumu bireyleri toplu tasimaya yoneltmektir Etkili Kati Atik Yonetim Sistemleri Kentlerde olusturulan geri donusum merkezleri copleri belirli bir alana yaymaktansa geri kazanma yollarini arastirarak ulusal kaynaklarin israfini onleyebilmektedir Daha Iyi Sosyal Olanaklar Egitim seviyesinin yukselmesi kentlesmenin onde gelen faydalari arasindadir Kentsel alanlarda dogum oranlari kirsal alanlardan daha dusuktur Bu ise nufus artisinin neden oldugu cevresel bozulmalari azaltan bir etmendir Bireylere kentlerde sunulan aile planlamasi egitimleri kirsal alanlardan daha fazladir Kentlesme bireylere is bulmada da daha iyi olanaklar saglayabilir ozellikle Turkiye de Istanbul Ankara gibi buyuk sehirlerimizin yogun goc almasinin nedeni kirsal kesimde yasayan ve yeterli olanaklara sahip olamayan halkin kentlerde is bulma umididir Kentlesme yukarida anilanlar yaninda bireylere daha iyi saglik hizmeti ve daha iyi bir sosyal yasam da saglayabilir Dezavantajlari Iklim Uzerindeki Etkiler Kentlesme sonucu ortaya cikan yapilanma asiri isinmaya neden olmaktadir Ornegin yollar binalar kaldirimlar gun boyu depoladiklari enerjisi geceleyin serbest birakarak iklimin asiri isinmasina neden olmaktadir Hava kirliligi Hava kirliligi kentlerin temel sorunlarindan birisidir Su Kaynaklari Uzerindeki Etkiler Kentlesme sonucunda ortaya cikan en onemli problemlerden biri de su kaynaklarinin kirlenmesi ve azalmasidir Ozellikle buyuk kentlerde yasanan asiri su tuketimi su kaynaklarini tehdit eder boyutlara ulasmistir Kentlerde yasanan carpik yapilanma suyun hidrolojik dongusunu de bozmaktadir Suyun kirlenmesine neden olan en buyuk etken ise lagim sularidir Topraklar ve Kir Arazileri Gunumuzde dunyadaki toplam arazinin yaklasik 1 ini kentler kaplamaktadir Kentsel genislemenin bugunku hiziyla devam etmesi dunya uzerindeki yasanabilir yerlerin azalmasina neden olacaktir Maliyetlerin Artisi Kentlerin olcusuz ve asiri bir sekilde buyumesinin bir diger olumsuz etkisi de artan maliyetler nedeniyle ekonomik ve mali acidan ek yuk getirmesidir Soyle ki belirli bir buyuklugu asan mahalli idarelerdeki iletisim guclukleri yogun burokrasi ve politik baskilar sonucu artan personel sayisi verimliligi dusururken maliyetlerin giderek artmasina neden olmaktadir Kentlesmenin neden oldugu bu sorunlarin cozumunde cok sayida yontem onerilmektedir Bunlarin bir kismi kentlerdeki yogun nufusun azaltilmasi ve genislemenin onlenmesi hareketi Kentlerin Amenajmani olarak isimlendirilirken bir kisim calismalar ise yeni kentler kurulmasini onermektedir Carpik Yapilasma Kentlerin hizli buyumesi kentte yapilara olan talebin artmasi ve buna paralel olarak da rantin yukselmesi beraberinde imara aykiri kacak yapilasmayi beraberinde getirmektedir Ozellikle kent yonetimlerinin yetersiz kalmasi durumunda bu gelisme kent yasamini ciddi tehdit eder boyutlara cikmaktadir Carpik yapilasma cesitli sekillerde gerceklesmektedir 1950 lerde nufusun yuzde 70 i kirsal bolgelerde yasarken 2008 yilindan beri dunya nufusunun yarisi sehirlerde yasamaktadir Birlesmis milletlerin tahminlerine gore kent nufusunun orani 2030 da yuzde 60 artacak ve 2050 yillarinda bu oran kesin yuzde 70 leri bulacaktir Turkiye de ise kentlesme hareketlerinin gelisimi incelendiginde 1950 oncesi ve sonrasi olmak uzere iki farkli donemden soz etmek mumkundur Nitekim 1950 ye kadar cok yavas artis kaydeden kendi ic dinamikleriyle ulke kent nufusu bu tarihten sonra ozellikle kirsal alanlardaki yapisal donusumlerden kaynaklanan cozulmenin kentlere yonelik yogun goclere neden olmasi sonucunda cok hizli bir artis surecine girmistir 1950 den sonra artan ve kirdan kente yonelik goclerin sekillendirdigi bu hizli kentlesme gunumuzde de devam etmektedir Baslangicta daha cok sanayi faaliyetlerinin gelistigi Istanbul Izmir Ankara Adana gibi geleneksel merkezlere yonelik olan gocler bugun farkli nedenlerle daha genis bir alana yayilmis gorunmektedir Nufus artisi oraniyla baglantili olarak gelismis ulkelerdeki kentlesme ekolojik ekonomik ve sosyal durumlariyla degerlendirilemez Mega sehirlerin olusumunda gorulen sorunlarin yani sira son yillarda artan tartismalar bu gelismis ulkelerdeki kalkinmayi saglayan nedenleri arastirmaya yoneltmistir Kentlesmenin bir diger sonucu da dogum oranlarinin dususudur Ozellikle gelismis ulkelerde kirsal bolgelere nazaran dogum oranlari daha dusuktur endustrilesmis ulkelerde ise hemen hemen hicbir fark yoktur Turkiye de bu oran son yillarda azalma gostermistir Yapilan arastirmalara gore buna sebep olan etmenlerin basinda Turkiye nin nufusunun giderek yaslanmasi gosterilmektedir Ayrica bakinizTurkiye de kentlesmeKaynakca Ivan Light Cities in World Perspective 1983 13 29 Aralik 2020 tarihinde kaynagindan arsivlendi Erisim tarihi 13 Aralik 2020